| Kirli İttifak |
|
|
|
| Alper Şirvan tarafından yazıldı. |
| Pazartesi, 15 Şubat 2010 14:17 |
|
Türkiye’de son dönemde İslamcılık diye nitelenen akımın, önemli fikir insanlarından merhum Necip Fazıl, eserlerinde “birey-toplum” ilişkisini kendi ideolojisi açısından şöyle açıklar: “Nasıl ki kangren olan uzvu ‘vücudu yaşatmak adına’ kesmekten çekinmiyorsak, toplum sağlığı için kangren haline gelmiş bireyi ortadan kaldırmaktan geri durulmamalıdır! Ta ki, vücud tamamen kurtulana kadar…” N.Fazıl’ın dile getirdiği ve onu referans aldıklarını ifade eden ve 2002 yılından bu yana ülkenin son 8 yılına “yönetim” anlamında damga vurmuş malum kişi ve kurumların fikir dünyasında “birey” yoktur. Her şey, esas hedef olan “toplum” içindir. (En azından teorik olarak böyledir) İlk bakışta naif ve olumlu bir şeymiş gibi görünen bu düşünceye göre inşa edilmesi hedeflenen “topluma” ulaşana kadar bireyi fikir ve gönül kölesi yapmak mubahtır. Bir zamanlar başka birilerinin dediği gibi: “Savaşa hayır ama kurtuluşa kadar savaş!” Ülkenin son dönemine damga vuran ve revize edile edile “millet” yerine “ümmet”; “toplum” yerine “cemaat” noktasına gelip zaten çok olmayan “vatan-millet-bayrak” kavramlarından uzaklaşıp “şeyhim/hocam ne derse odur” şahikasına ulaşan zevat, aklını ve iradesini başkalarına vermiş bedenler olarak dolaşmaktadırlar. *** “İkinci Cumhuriyet” gibi şu an içinin başkalarınca doldurulmasına izin verilen liberal bakışın “birey-toplum” ilişkini ise sanal âlemde yıllardır dolaşan, Altanlara atfedilen şu hikâyeden görüyoruz: “Çocuk, elinde parçalanmış bir dünya haritası ile babasına gelir. Birbirine taban tabana zıt olduğu açıkça belli bu iki grubu neden mi anlattım? 2010 Türkiye’sinde en temel konularda bile birbirinin gözünü rahatlıkla oyabilecek bu iki grubun, edindikleri “ortak düşman (Atatürk Türkiye’si ve Cumhuriyet)” etrafında birleşmeleri ibret verici bir durumdur da ondan... Geçtiğimiz günlerde bir TV programında konuşan malum cemaatin kalemşorlarından birine “liberal bireysel düşünceyi” sordular. Verdiği “özenli” cevap şu oldu: "-Dikkatle takip ediyoruz, okuyoruz. Ama onların Türkiye’de başarılı olmaları mümkün değil, çünkü ‘toplumsal tabanları’ yok!” Cevaba ne kadar “özense de”, liberalizm hususunda tek satır okumadığı belliydi. Okusa, bireycilik temelli liberalizmin “toplumsal tabana” ihtiyaç duymayacağını bilmesi gerekirdi. Kendisi “bireyi kutsayan” bir hareket, varlığı için tehlike olarak görüp reddettiği bir şeye neden ihtiyaç duysun? Yoksa yazar, bu hakikati bildiği hâlde “hele önce şu Atatürk, sonra da onun kurduğu Cumhuriyet ve değerlerinin icabına bakalım; sırası gelince liboşları da kolayca hallederiz” mi demek istedi? Takdir sizin! |
Üyelik
Kimler Çevrimiçi?
Şu anda 4 konuk çevrimiçiHangi Üye Çevrimiçi?
YokAnket
Hüseyin Şirvan'dan...
|
Ohri’deki Kilisenin Düşündürdükleri |
| Hüseyin Şirvan | |
En Çok Okunan 5 Eser
RSS
Feed Entries 
































