Şairin Sanat Evi

dinlekalbimi.net - Türkiye`nin İlk ve Tek Engel Tanımayan Arkadaşlık Sitesi

TÜRKİYE SAKATLAR DERNEĞİ


Bu ülkede en az 16 milyon insanı birebir ilgilendiren Hayatadahiliz.biz adında bir site açtık. İnanıyoruz ki, hepimizin hayata dair yaptığı, yapacağı ve yapabileceği çok daha güzel işler vardır. Buyrun, beraber birkaç adım yürüyelim.. Belki bir şeyler gelir aklımıza. Konuşur, yeni konular açar, yeni konulardan yeni çözümler üretiriz. Katkı, öneri ve desteğinizi bekliyoruz.


Yalnız yolculuk etmeyi sevmeyenler ve yakıt masrafını hafifletmek isteyenler, Tek kişi seyahat etmenin trafiğe ve çevreye saygısızlık olduğunu düşünenler, Yoğun seyahatlerin yaşandığı bayram ve tatil günlerinde, uçak, otobüs, vs bulamayanlar... HADİ GİDELİM :)

Siz İsteyin; Biz Kaplayalım!
Reklamlar
 
Şairin Sanat Evi
Alper Şirvan ve Eserleri Alper Şirvan Kimdir? . Kitapları . Şiirleri . Kısa Hikayeleri . Denemeleri . Köşe Yazıları . Sergiler ve Şiirli Resimler . AS-Ya Alper Şirvan Yazılım - Alper Şirvan Programları . Tercümeler . Şirvan`s Poems In English . Gedichte in deutscher Sprache
Hissedenler, Düşünenler, Yazanlar Şairler Odası . Tefekkür Odası . Hikayeciler Odası . Kıssalar (Yeni Var) . Engelleri Aşanlar
Diğer Bölümler Almanya`da Gördüklerim . Alper Şirvan Hayat Hikayesi . Ziyaretçi Defterimize Yazmak İster Misiniz? (ÜYELERİMİZE ÖZELDİR) . Site İçin Kim Ne Demiş? . E-KART (ÜYELERİMİZE ÖZELDİR) . ENİS FOSFOROĞLU`NUN YORUMU İLE ALPER ŞİRVAN ŞİİRLERİ (şiir mp3`leri) (ÜYELERİMİZE ÖZELDİR) .Ana Sayfa
Güncelleme: 04-07-2008 Son Eklenenler Herkesteki Sen Hayaller ve Gerçekler Can Suyu Yolun Gittiği Yere... Kaşağı `Rüya Gerçek Olana Kadar!` Türkler Haykırsın: Ne Mutlu Türküm Diyene! Atatürk `Neden Ben?` Sorusu Üzerine… Beş Kıtada Kollarıyla Koştu, Koştu
Sözün Özü
Sevmeye başlayınca eskisinden bambaşka bir insan olduğumuzu anlarız.

(Pascal)
[Bu Sözü Bir Sevdiğinize Göndermek İçin Tıklayınız]

 `Düşlediğim Kent` Ödüllendi  `www.hayatadahiliz.biz` Sitesinin Alper Şirvan Röportajı  Şairin Sanat Evi, 7 Aralık 2006`da Yeni Bir Döneme Girdi  Kitap Fuarında...  Cumhurbaşkanımız Tarafından Verilen "Altın Sevgi" Ödülü  TESYEV'in Röportajı  turk.internet.com'un Röportajı  Türk Ve Dünya Kamuoyuna  Şiirlerim Almanca´ya Tercüme Edildi!  Anadolu Ajansı Haberi: ENGELLİ ŞAİRE ALMANYA'DAN ÖVGÜ
Üye Girişi Ücretsiz Üye Ol! Şifremi Unuttum!

Kıssadan Hisse

Bu Bölümde 110 Adet Kıssa Yer Almaktadır.
`Neden Ben?` Sorusu Üzerine…
Azman Dede
Emek ve Karşılığı
“Niye Ben” Diyen Herkes İçin…
Gerçek Bir Peri Masalı
Bu Toprakların Bugünkü Hikayesi
Tebessüm
Vasiyet
Böylesine Sevebilmek...
Cennet

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 Sonraki


Bu Bölümde En Yeni Eser

`Neden Ben?` Sorusu Üzerine…
Efsanevi Wimbledon tenis oyuncusu Arthur Ashe AIDS`den ölmekteydi. Dünyanın her köşesindeki hayranlarından mektuplar yağmaktaydı.

Bunlardan bir tanesi şöyle soruyordu:
"Neden Tanrı böyle kötü bir hastalık için seni seçti?&q ...

[Devamı... ]


Burada Ara

Aranacak Kelime:


Anket


Alper Şirvan´ın şiirlerinde en çok hissedilen duygu ya da işlenen konu sizce hangisidir?
Sevgi-Aşk
Metafizik
Ayrılık
Yalnızlık
Diğer/Başka
Sonuçlar

En Çok Okunan

Azman Dede 14607
Sevgi, İnsanlara Verdiğiniz Sürece, Sevgidir Anonim 7184
Böylesine Sevebilmek... Alıntı 3624
“Niye Ben” Diyen Herkes İçin… Alıntı 2791
Mutlu Olmak Alıntı 2540
Kandırılma Üzerine İntternetten Alıntı 2436
Tebessüm Anonim 2340
Gerçek Bir Peri Masalı Alıntı 2196
Zamana Takılmadan Yaşamak... A.Kadir Bozkurt 1963
Aldatmak Üzerine... Yazarı Bilinmiyor 1934

Alper Şirvan Yazılım -  AS-Ya`dan... ...Dünyaya
Kıssadan Hisse
Kendi Kendine Sorular

Belki en büyük savaşları kendi içimizde yaşıyoruz, arzularımız korkularımızla çarpışıyor, özlemlerimiz kuşkularımızla vuruşuyor, hayallerimiz acı tecrübelerimizin bize kurduğu pusulara düşüyor, mutluluğa doğru coşkulu bir koşu tutturma isteği en olmadık anda kaçıp gidecek huzurun ihanetinden endişeleniyor.
Özgürlüğe kendimizi bir boşluğa bırakır gibi bırakma dürtüsü, bizim özgürlüğümüzün bir başkasının esaretine yol açacağının tedirginliğiyle kuşatılmışken biz özgür olabilir miyiz sorusu büyüyor içimizde. Geçmişe olan borcumuz geleceği yaratma gücümüzü zayıflatıyor. Alışkanlıklarımız heyecanlarımızla boğuşuyor.
Kendi kendimizle savaşıp, cevaplarını bilmediğimiz sorularla allak bullak oluyoruz. Bizim isteklerimiz başkasına acı verecekse, isteklerimizden vaz mı geçmeliyiz, vazgeçmenin bize çektireceği acı, sevdiğimiz birinin çekeceği acıdan daha mı az yaralar bizi?
Sevdiklerimize olan borcumuz ne, peki kendimize olan borcumuz? Bu hayatı nasıl yaşamalıyız? Huzuru mu aramalıyız heyecanı mı? Yaptıklarımızdan pişman mı oluyoruz yoksa yapmadıklarımızdan mı, gelecekte hangisi takılır aklımıza? Bizim mutluluğumuzun yolu bir başkasının mutsuzluğundan geçiyorsa, değiştirmeli miyiz yolumuzu? İnsan en büyük savaşı kendi içinde veriyor.
Birbiriyle çelişen duygularımızla hırpalanıyoruz, kimsenin görmediği bir savaş alanı gibi içimiz, kendi ölülerimizle doluyor, duygularımızdan hangisi galip gelirse gelsin, patlayan duygularımızla birilerinin vurulacağını biliyoruz artık.
İsteklerimizi, coşkularımızı, özlemlerimizi evcilleştirmeli miyiz, kendi kendimizin avcısı olup kafeslere mı kapatmalıyız ruhumuzu?
Bilinmeyenin bizde yarattığı o çıldırtıcı merakın peşinden mi koşmalıyız yoksa bilinmeyenden saklı olana duyduğumuz korkuyla geri mi durmalıyız. Ne yapmalıyız, bu hayatı nasıl yaşamalıyız?
Kendimizden başka bir dostumuzun, kendimizden başka bir ordumuzun olmadığı bir savaşta bölünen ruhumuzun hangi tarafının zaferi için uğraşmalıyız.
Hangi tarafı tutarsak tutalım neticede yine de bir tarafımıza ihanet etmiş olmayacak mıyız, ihanetsiz yaratılamayacak bir geleceğin yükünü taşıyabilecek kadar güçlü müyüz? Kaçsak, gidecek yerimiz yok, kendi kendimize tutsağız, savaşsak vuracağımız başkalarıyla birlikte yine kendimiz olacağız. Ayaklanmış duygularımızın birbiriyle vuruştuğu bir savaş yaşıyoruz. Geçmişten geleceğe ancak savaşla geçebiliyor ruhumuz, geçmişi olanın geleceği savaşsız yaratılmıyor. Hem mutlu hem huzurlu, hem coşkulu hem korkusuz, hem arzulu hem kuşkusuz olamaz mıyız, geleceği başkalarının hayatlarına dokunmadan, onlarda acınacak yaralarla yaralanmadan yaratamaz mıyız?
Nedir bu savaşın ardındaki sır, hangi büyü bizi bizimle vuruşturuyor, hangi korkunç kader geçmişimizi geleceğimizle çarpıştırıyor? Huzur bütün duygularımızı barış içinde tutmaksa eğer, hiç mi huzurlu olamayacağız, bir huzursuzluğa mı mahkumuz? En korkunç savaşı kendi içimizde yaşarken, ne yapmalıyız? Kim akıl verebilir bize? Kim bize yol gösterebilir?
Savaşa savaşa, her savaşta bir parçamızı öldürerek mi yürüyeceğiz hayatın içinde? Her mutluluk bir acıdan mı süzülecek? Pusularla, ihanetlerle, saldırılarla, geri çekilmelerle, mütarekelerle, kaçışlarla, esaretlerle dolu bir savaşı yalnız başımıza yaşıyoruz, kim galip gelirse gelsin bir tarafımız hep yeniliyor.
Yenilmeden galip gelemiyoruz. Her zafer bir yenilginin izini bırakıyor derinimizde. Zaferlerimiz kadar da yenilgilerimiz oluyor. Kendi kendimizle savaşarak yürüyoruz. Ve savaş, biz bittiğimizde bitiyor ancak.

(internetten)


 
 
------------------------------------------

567 Defa Okundu. 60 Defa Yazdırıldı. 3 Defa Gönderildi.
 

 
 www.tsd.org.tr
 

En Yukarı

© 1999 - 2008 Alper Şirvan
Site içeriği ve sitede yer alan İngilizce çeviriler, Alper ŞİRVAN´a, Almanca Çevirilerse Meral AKKENT´e aittir.
Alper ŞİRVAN´ın yazılı izni olmaksızın hiçbir yazılı veya görsel malzeme ya da malzemeler kısmen ya da bütünüyle kullanılamaz, değiştirilemez, hiçbir yerde yayınlanamaz.